Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Mal Paylaşımı: Yargıtay HGK’nın Yeni Kararı ve Haklarınız

Yıllar önce anlaşarak boşanan pek çok kişi, bugün aynı soruyu soruyor: anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı talep etmek mümkün mü? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Ekim 2026’da kamuoyuna yansıyan kararı bu soruya net bir yanıt verdi. Genel Kurul, anlaşmalı boşanmanın tek başına mal rejimini tasfiye etmediğini; mal paylaşımından vazgeçildiğinin kabulü için tarafların bu konuda açık ve net bir anlaşma yapmış olması gerektiğini vurguladı. Bu yazıda kararın ne anlama geldiğini, hangi durumlarda dava açılabileceğini, sürelere ve ispat kurallarına ilişkin güncel mevzuatı adım adım ele alıyoruz.

Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Mal Paylaşımı: Yargıtay HGK’nın Yeni Kararı

Basına yansıyan olayda, 1989’da evlenen eşler 2005 yılında anlaşmalı olarak boşanmış, duruşmada her iki taraf da paylaşılacak malları ve eşya talepleri bulunmadığını beyan etmişti. Evlilik döneminde kurulan ve boşanma sırasında zor durumda olan şirketin yıllar içinde kâra geçmesi üzerine kadın eş 2025 yılında alacak davası açtı; erkek eş de taşınmazlar ve şirket hisseleri nedeniyle karşılık niteliğinde bir dava açtı.

İlk derece mahkemesi, boşanma duruşmasındaki beyanları mal paylaşımının tamamlandığı şeklinde yorumlayarak her iki davayı da reddetti; bölge adliye mahkemesi de bu kararı yerinde buldu. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise protokolde mal paylaşımına ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığını, duruşmada söylenen “paylaşılacak malımız yok” sözünün tek başına haktan vazgeçme anlamına gelmeyeceğini belirterek kararı bozdu. Direnme üzerine dosyayı inceleyen Hukuk Genel Kurulu da Dairenin görüşünü benimsedi.

Kararın uygulamaya etkisi büyüktür: Anlaşmalı boşanma protokolü ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden ayrı değerlendirilecek, belirsiz ya da genel ifadeler mal paylaşımı hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmayacaktır.

Anlaşmalı Boşanma Mal Rejimini Neden Kendiliğinden Bitirmez?

Anlaşmalı boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşler birlikte başvurur veya bir eşin davasını diğeri kabul ederse ve hâkim tarafları bizzat dinleyerek boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verilir. Yargıtay uygulamasında mal rejiminin tasfiyesi, anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsurlarından biri olarak görülmez. Eşler isterlerse protokolde mal paylaşımını da çözebilir; ancak bunu yapmak zorunda değildir.

Mal rejiminin tasfiyesi ise TMK m. 179 uyarınca mal rejimine ilişkin hükümlere göre yapılır. Boşanma hâlinde mal rejimi, TMK m. 225/2 gereğince boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer. Yani boşanma ile mal rejimi sona erer, ancak tasfiyesi ayrı bir hukuki süreçtir. Bu nedenle anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı, protokolde açıkça çözülmemişse ayrı bir davanın konusu olabilir.

Protokoldeki İfadenin Önemi

Protokolde “Taraflar mal rejiminin tasfiyesinden doğan tüm haklarından karşılıklı olarak feragat etmiştir” gibi açık bir hüküm varsa, sonradan açılacak tasfiye davasının reddedilmesi beklenir. Buna karşılık protokolde hiç hüküm bulunmaması, yalnızca belirli bir malın paylaşılmış olması veya duruşmada genel nitelikte bir beyan verilmesi, diğer mallar yönünden dava hakkını ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, iradenin açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya konup konmadığıdır.

Boşandıktan Sonra Mal Paylaşımı Davasında Hangi Mallar Paylaşılır?

1 Ocak 2002’den itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202). Bu tarihten önceki evlilik dönemi için ise 4722 sayılı Yürürlük Kanunu’nun 10. maddesi gereği mal ayrılığı rejimi uygulanır ve bu dönem için katkı payı alacağı gündeme gelir. Bu ayrım, uzun süren evliliklerde hesaplamanın iki ayrı dönem üzerinden yapılmasını gerektirebilir.

Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı

  • Edinilmiş mallar (TMK m. 219): Eşin mal rejimi süresince karşılığını vererek edindiği mallardır; çalışma karşılığı edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri ve kişisel malların gelirleri bu kapsamdadır.
  • Kişisel mallar (TMK m. 220): Kişisel kullanıma yarayan eşyalar, mal rejimi başlangıcında sahip olunan mallar, sonradan miras yoluyla veya karşılıksız kazanılan mallar ile manevi tazminat alacakları kişisel maldır.
  • Karine (TMK m. 222/3): Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır. Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispatlamak zorundadır.

Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı

Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir (TMK m. 236/1). Artık değer, edinilmiş malların toplam değerine eklenecek değerler ve denkleştirme alacakları da katıldıktan sonra bu mallara ilişkin borçlar çıkarılarak bulunur (TMK m. 231). Malların değeri tasfiye anındaki sürüm değerine göre belirlenir (TMK m. 235). Bir eşin, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması hâlinde ayrıca değer artış payı talep edilebilir (TMK m. 227). Ev içi emek de aile ekonomisine katkı sayıldığından, katılma alacağı için çalışan eş olma şartı aranmaz.

Şirket hisseleri bakımından da aynı sistem işler: Evlilik içinde edinilen hisseler ve kişisel nitelikteki hisselerin gelirleri tasfiyeye konu olabilir. Ancak şirket ayrı bir tüzel kişilik olduğundan, tasfiye şirket mallarının kendisi üzerinden değil, eşin payı ve bu paya bağlı değerler üzerinden yapılır.

Mal Kaçırma Girişimleri: Eklenecek Değerler

Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirler, TMK m. 229 uyarınca hesaba eklenir. Boşanmadan kısa süre önce yakınlara devredilen taşınmazlar veya araçlar bu nedenle hesaplamanın dışında kalmaz.

Anlaşmalı Boşandıktan Sonra Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman Açılır?

Türk Medeni Kanunu’nda tasfiye davaları için ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Yargıtay uygulamasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 146. maddesindeki on yıllık genel süre uygulanmakta ve bu süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlatılmaktadır. Evlilik devam ettiği sürece eşler arasındaki alacaklarda zamanaşımı işlemez (TBK m. 153).

Bilinmesi gereken önemli bir nokta da şudur: TBK m. 161 gereği hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz. Zamanaşımının sonuç doğurması için davalı tarafından süresinde ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle her dosyada sürenin ve savunmanın ayrıca değerlendirilmesi gerekir; on yılı aşan bir gecikmede hak kaybı riski ciddidir.

Anlaşmalı Boşanma Sonrası Mal Paylaşımı Davası Nasıl Açılır?

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Mal rejiminden doğan davalarda 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesi görevlidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar. Yetkili mahkeme TMK m. 214’e göre belirlenir: Boşanma ile sona eren mal rejiminde boşanma davasında yetkili olan mahkeme, diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

7589 Sayılı Kanun Sonrası Dava Türü

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra açılan davalarda alacak miktarı başlangıçta tam belirlenemiyorsa kısmi dava yoluna gidilmekte ve HMK m. 109’a eklenen hüküm çerçevesinde bir defaya mahsus talep artırımı yapılabilmektedir. Bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davaları ise eski hükümlere göre görülmeye devam eder. Bilirkişi incelemesiyle değerin ortaya çıktığı tasfiye davalarında dilekçenin bu yeni sisteme uygun kurulması hak kaybını önler.

Toplanması Gereken Deliller

  • Anlaşmalı boşanma protokolü, duruşma tutanağı ve kesinleşme şerhli boşanma kararı
  • Tapu kayıtları ve taşınmazların edinim tarihlerini gösteren belgeler
  • Araç kayıtları, banka hesap hareketleri ve kredi sözleşmeleri
  • Şirket ortaklık yapısını gösteren ticaret sicili kayıtları
  • Kişisel mal iddiası varsa miras, bağış veya evlilik öncesi edinime ilişkin belgeler

Protokol Hazırlarken Hak Kaybını Önlemenin Yolları

Hukuk Genel Kurulu kararı iki yönlü bir uyarıdır. Mal paylaşımını kesin olarak çözmek isteyen eşler, protokolde hangi malın kime kalacağını tek tek yazmalı ya da tasfiyeden doğan tüm haklardan açıkça feragat edildiğini belirtmelidir. Paylaşımı daha sonraya bırakmak isteyenler ise bu iradeyi protokolde açıkça saklı tutmalıdır. Duruşmada verilen genel beyanlar, ileride iki taraf için de sürprizlere yol açabilir. Anlaşmalı boşanma sürecinin genel işleyişi için anlaşmalı boşanma şartları ve protokol rehberimizi inceleyebilirsiniz; protokolde düzenlenen nafakanın sonradan değiştirilmesi ise nafaka artırım davası yazımızda ele alınmıştır.

İlgili kanun maddelerinin güncel metnine Türk Medeni Kanunu (mevzuat.gov.tr) üzerinden, yayımlanan içtihatlara ise Yargıtay Karar Arama sisteminden ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılabilir mi?

Evet. Protokolde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin açık bir düzenleme veya açık bir feragat yoksa, boşanma kesinleştikten sonra mal paylaşımı davası açılabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da anlaşmalı boşanmanın tek başına mal rejimini tasfiye etmediğini kabul etmiştir.

Duruşmada “paylaşacak malımız yok” dedim, yine de dava açabilir miyim?

Genel Kurul kararına göre bu tür genel bir beyan, protokolde açık bir düzenleme bulunmadıkça tek başına mal paylaşımından vazgeçme anlamına gelmez. Ancak her dosyada protokolün ve tutanağın tam metni ayrıca değerlendirilmelidir.

Protokolde “birbirimizden mal talebimiz yoktur” yazıyorsa ne olur?

Mal rejiminin tasfiyesine yönelik açık ve kapsamlı bir feragat ifadesi bulunması hâlinde sonradan açılan davanın reddedilmesi beklenir. İfadenin yalnızca belirli bir mala mı, yoksa tüm tasfiye haklarına mı ilişkin olduğu sonucu belirler.

Anlaşmalı boşandıktan kaç yıl sonra mal paylaşımı davası açılabilir?

Yargıtay uygulamasına göre on yıllık zamanaşımı süresi boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlar (TBK m. 146). Zamanaşımını hâkim kendiliğinden dikkate almaz; davalının bu savunmayı süresinde ileri sürmesi gerekir.

Çalışmayan eş mal paylaşımından pay alabilir mi?

Evet. Edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağı kanundan doğar; talep eden eşin gelir sahibi olması veya malın edinilmesine maddi katkı sağlaması şart değildir. Ev içi emek de aile ekonomisine katkı sayılır.

Mal paylaşımı davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar. Yetki kuralları TMK m. 214’te düzenlenmiştir.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı; mal paylaşımı davası nasıl açılacak?

31 Temmuz 2026’dan sonra açılan davalarda belirsiz alacak davası yolu yoktur. Değeri bilirkişi incelemesiyle netleşecek tasfiye alacakları için kısmi dava açılıp HMK m. 109 kapsamında bir defaya mahsus talep artırımı yapılabilir.

Hukuki Destek

Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı talebiniz varsa ya da size karşı böyle bir dava açıldıysa, protokolünüzün, duruşma tutanağının ve sürelerin uzman bir gözle incelenmesi hak kaybını önlemenin ilk adımıdır. Boşanma hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında bilgi almak ve dosyanızı değerlendirmek için iletişim sayfamızdan Av. Atilla Kesecek ile görüşebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukata danışınız.