Denetimli Serbestlik Şartları 2026 | Güncel İnfaz Kuralı

Denetimli Serbestlik Şartları 2026: Girdi-Çıktı Kalktı mı, İnfaz Nasıl Hesaplanır?

Denetimli serbestlik şartları, 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile önemli ölçüde değişti. Halk arasında “girdi-çıktı” olarak bilinen ve kısa süreli hapis cezalarının neredeyse hiç yatılmadan denetimli serbestlikle tamamlanmasına imkân tanıyan uygulama artık eskisi gibi işlemiyor. Bu yazıda, güncel mevzuata göre denetimli serbestlikten kimlerin, ne zaman ve hangi şartlarla yararlanabileceğini; infaz hesaplamasının nasıl yapıldığını ve müddetnameye itiraz yolunu ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

Denetimli Serbestlik Nedir?

Denetimli serbestlik şartları, esas olarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (CGTİHK) 105/A maddesinde düzenlenmiştir. Denetimli serbestlik, kesinleşmiş bir hapis cezasının belirli bir kısmının cezaevi dışında, toplum içinde ve belirli yükümlülüklere (imza, elektronik kelepçe, konutta kalma gibi) uyularak infaz edilmesini sağlayan bir infaz rejimidir. Hukuki dayanağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (CGTİHK) 105/A maddesidir. Kurumun temel mantığı, hükümlünün topluma yeniden uyumunu kolaylaştırmak; ancak bunu yaparken cezanın caydırıcılığını da korumaktır. Konunun teknik ayrıntılarını ve şartlarını daha önce ele aldığımız Denetimli Serbestlik Şartları, Süresi ve İnfazı başlıklı yazımızda bulabilirsiniz: https://www.avatillakesecek.com/kategori/makale/

2025’te Ne Değişti? Girdi-Çıktı Uygulamasına Son Verilmesi

Önceki uygulamada, koşullu salıverilme tarihine bir yıl veya daha az kalan iyi halli hükümlüler, hemen hemen hiç cezaevinde kalmadan denetimli serbestlikten yararlanabiliyordu. Özellikle kısa süreli hapis cezalarında bu durum, hükümlünün cezaevine “girip çıkması” şeklinde algılandığı için kamuoyunda “girdi-çıktı” olarak adlandırılıyordu.

4 Haziran 2025 tarihli ve 32920 sayılı (Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, bu tabloyu değiştirdi. Kanunun 13. maddesiyle 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin birinci fıkrasına şu cümle eklendi:

“Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir.”

Bu değişiklikle birlikte artık ceza süresi ne olursa olsun, hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için:

Koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az 1/10’unu,
Her hâlde en az 5 günü,

fiilen ceza infaz kurumunda geçirmiş olması zorunlu hâle geldi. Bu kural, uygulamada özellikle kısa süreli hapis cezalarını doğrudan etkiliyor ve “hiç yatmadan tahliye” ihtimalini büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.

Yeni Kural Hangi Suçlara Uygulanır?

7550 sayılı Kanun’un getirdiği bu şart, geriye dönük olarak her dosyaya uygulanmıyor. Kanunla 5275 sayılı Kanun’a eklenen Geçici Madde 11 uyarınca, 105/A maddesindeki bu yeni düzenleme, kanunun yürürlüğe girdiği 4 Haziran 2025 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından uygulanmaz. Yani suç tarihi bu tarihten önce olan hükümlüler için eski uygulamaya yakın bir hesaplama söz konusu olabilirken, bu tarihten sonra işlenen suçlarda yeni ve daha sıkı kural geçerlidir. Bu noktada suç tarihinin doğru tespiti, infaz hesabının en kritik adımlarından biridir.

Koşullu Salıverilme ile Denetimli Serbestlik Arasındaki Fark

Uygulamada en çok karıştırılan iki kavram koşullu salıverilme ve denetimli serbestliktir:

Koşullu salıverilme (şartlı tahliye): Cezanın kanunda öngörülen oranının kurumda infaz edilmesinden sonra, kalan kısmının toplum içinde herhangi bir yükümlülük olmaksızın tamamlanmasıdır. 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinde düzenlenmiştir.

Denetimli serbestlik: Koşullu salıverilme tarihinden önceki bir dönemde, belirli yükümlülüklere tabi olarak (imza, elektronik kelepçe, eğitim programı vb.) cezanın dışarıda infaz edilmesidir.

Koşullu salıverilme oranları suç tipine göre değişir: adli suçlarda genel kural 1/2 iken, kanunda sayılan katalog suçlarda (örneğin nitelikli cinsel suçlar, uyuşturucu madde ticareti) bu oran 3/4’e kadar çıkabilir; mükerrirlik (tekerrür) hâlinde de oran artar. Koşullu salıverilme kurumunu ve 107. madde kapsamındaki şartları daha ayrıntılı incelediğimiz İnfaz Kanunu Madde 107 Koşullu Salıverilme yazımıza göz atabilirsiniz: https://barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-107-kosullu-saliverilme.html

İnfaz Hesaplaması Nasıl Yapılır?

İnfaz hesabı, aşağıdaki adımlar izlenerek yapılır:

Toplam ceza gün olarak hesaplanır (yıl x 365 + ay x 30 + gün).
Koşullu salıverilme oranı suç tipine göre belirlenir (1/2, 2/3 veya 3/4).
Varsa gözaltı ve tutuklulukta geçen süreler toplam cezadan mahsup edilir.
Koşullu salıverilme tarihine ulaşılan noktadan geriye doğru denetimli serbestlik süresi (kural olarak 1 yıl, bazı istisnai hâllerde 2-4 yıla kadar) düşülerek fiilî yatar süresi bulunur.
4 Haziran 2025 sonrası işlenen suçlarda, denetimli serbestliğe geçiş için en az 1/10 – en az 5 gün kurumda kalma şartı ayrıca uygulanır.

Bu hesaplama, hükümlünün geçmiş ceza durumu, suç tarihi, tutukluluk süreleri ve tekerrür hâli gibi pek çok değişkene bağlı olduğundan, her dosyada ayrı ayrı ve dikkatle yapılmalıdır. Küçük bir tarih hatası dahi aylarca fazladan cezaevinde kalınmasına yol açabilir.

Müddetnameye İtiraz: Hesaplama Hatalıysa Ne Yapılmalı?

Hükümlünün infaz süresini ve tarihlerini gösteren resmî belgeye müddetname denir; bu belge infaz savcılığı tarafından düzenlenir. Uygulamada, özellikle karmaşık suç tarihleri, birden fazla dosyanın birleştirilmesi (içtima) veya tutukluluk sürelerinin mahsubu gibi konularda müddetname hataları sıkça görülür.

Müddetnamenin hatalı düzenlendiği düşünülüyorsa, 5275 sayılı Kanun’un 98. maddesi uyarınca infaz hâkimliğine itiraz edilebilir. Bu itiraz süreci teknik bilgi gerektirdiğinden, itirazın bir ceza avukatı aracılığıyla ve somut infaz belgeleri üzerinden yapılması, hak kaybının önüne geçilmesi açısından önemlidir. İnfaz hâkimliğinin görev ve yetkileri hakkında daha fazla bilgiye İnfaz Hâkimliğinin Görevi ve Yetkisi başlıklı yazımızdan ulaşabilirsiniz: https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/infaz-hakimliginin-gorevi-ve-yetkisi.html

Denetimli Serbestlik Kurallarının İhlali Ne Anlama Gelir?

Denetimli serbestlik, uygulamada bazen “hak” gibi algılansa da, aslında belirli yükümlülüklere sıkı sıkıya bağlı bir tedbirdir. İmza yükümlülüğüne uymamak, elektronik kelepçeyi izinsiz çıkarmak veya denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlemek, denetimli serbestlik kararının geri alınmasına yol açabilir. Bu durumda hükümlü, kalan cezasını kapalı ceza infaz kurumunda tamamlamak üzere yeniden içeri alınır. Bu nedenle denetim süresi boyunca yükümlülüklere tam uyum sağlanması, tahliyenin kalıcı olması açısından kritik önemdedir.

Sonuç: Neden Bir Ceza Avukatından Destek Almalısınız?

Denetimli serbestlik şartları ve infaz hesaplaması, suç tarihine, suç tipine, tekerrür durumuna ve güncel mevzuat değişikliklerine göre şekillenen, teknik ve hataya açık bir alandır. 7550 sayılı Kanun ile gelen 1/10 – 5 gün kuralı gibi yeni düzenlemeler, doğru hesaplama yapılmadığı takdirde hükümlünün gereğinden uzun süre cezaevinde kalmasına neden olabilir. Müddetnamenizin doğru düzenlenip düzenlenmediğini kontrol ettirmek ve gerekirse süresi içinde itiraz etmek, bu alanda deneyimli bir avukatla çalışmayı gerektirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Girdi-çıktı uygulaması tamamen kalktı mı?
Hayır, tamamen kalkmadı; ancak 4 Haziran 2025 sonrası işlenen suçlarda artık en az 5 gün ve koşullu salıverilme tarihine kadar kalan sürenin en az 1/10’u kadar kurumda kalma zorunluluğu getirildi. Bu tarihten önceki suçlarda eski uygulamaya yakın bir süreç işleyebilir.
Denetimli serbestlik süresi ne kadardır?
Genel kural 1 yıldır. Ancak 0-6 yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler veya hastalık/yaşlılık gibi özel durumlarda bu süre kanunda belirtilen şartlarla 2 ila 4 yıla kadar uzayabilir.
Koşullu salıverilme oranı her suçta aynı mıdır?
Hayır. Adli suçlarda genel oran 1/2’dir; kanunda sayılan katalog suçlarda (uyuşturucu ticareti, nitelikli cinsel suçlar gibi) bu oran 3/4’e çıkabilir. Tekerrür hâlinde de oran artar.
Müddetnamenin hatalı olduğunu düşünüyorsam ne yapmalıyım?
5275 sayılı Kanun m.98 uyarınca infaz hâkimliğine itiraz edebilirsiniz. Bu itirazın etkili sonuç verebilmesi için infaz belgelerinin ve süre hesabının bir avukat tarafından incelenmesi önerilir.
Denetimli serbestlik kuralları ihlal edilirse ne olur?
İmza yükümlülüğüne uymamak, elektronik kelepçeyi çıkarmak veya denetim süresinde kasıtlı yeni bir suç işlemek, denetimli serbestlik kararının geri alınmasına ve kalan cezanın kapalı kurumda infazına yol açabilir.
Yeni 1/10 – 5 gün kuralı geçmişte işlenen suçlara da uygulanır mı?
Hayır. 5275 sayılı Kanun’a eklenen Geçici Madde 11 uyarınca bu kural, yalnızca 4 Haziran 2025 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanır.

Denetimli serbestlik ve infaz hesaplamasıyla ilgili dosyanızın güncel mevzuata göre doğru değerlendirilmesi için Av. Atilla Kesecek ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız.